Merhabalar bugünkü yazımızda sizlere Türklerde Helva Kültürü ve helvanın etimolojisinden Osmanlı’daki önemine ve günümüze olan yolculuğuna dair bilgiler vereceğiz. Yüzyıllardır insanların sevinçlerine hüzünlerine ortak olan helvanın tarihi, çeşitleri ve eşsiz lezzeti hakkında öğrenmek istediklerinizi yazımızda bulacaksınız.Helvanın sadece bir tatlı olmaktan çok daha ötede derin bir kültür olduğunu anlayacaksınız.

Türklerde Helva Kültürü

Helva farklı yörelerde farklı tariflerle ama insanoğlunun ortak hüzünlerinde, sevinçlerinde ağzını tatlandıran yiyecektir.Hatta damak tatlandıran tatlı olmaktan ziyade sosyolojik bir unsurdur.Amin Çorbası olarak da bilinen helva genelde yemekten sonra yenir.

Adını duyunca ağzımızı sulandıran helva Arapça kökenli bir sözcük olup,” tatlı güzel” anlamına gelen Arapçadaki “halwa” sözcüğündün türemiştir. Helvanın dünyada ilk yapıldığı yer olarak Ortadoğu ve Balkanlar bilinir. Arap, Yahudi, Türk, Müslüman toplumlarda sıkça rastlanır. Hatta Hindistan ve Bangladeş’te bile farklı helva türleri görülür. Türklerin helva ile tanışması ise İslam’ı kabul edip Araplarla yakınlaşmasıyla olmuştur.

Helva Orta Doğu ve Balkan ülkelerinin mutfaklarında  yaygın bir tatlı çeşidi olup, temel malzemeleri un veya irmik ile yağ , şeker, süt , kaymaktan ibarettir.Helvanın pek çok çeşidi olmasına rağmen ülkemizde un helvası ve irmik helvası daha yaygındır.

Helva yüzyıllardır Anadolu’da Mutfak Kültürünün vazgeçilmezi, hem lezzetli hem besleyici olan helva ecdadımız Osmanlı’nında vazgeçemediği tatlılardandır.

Osmanlı’dan kalan belgelere göre mutfakta en çok tercih edilen tatlı helvadır. Osmanlı’dan kalan belgelerde başlıca helva türleri:

Helva Türleri Nelerdir

-Dilber Dudağı,

-Gaziler Helvası(günümüzde ölülerin ardındar dağıtılan irmik helvası),

İlginizi Çekebilir  Pratik Sebze Doğrama Şekilleri

-Edirne’ye özgü Deva-ı Misk Helvası

-Diyarbakır’da yapılan Kudret Helvası

-İstanbul’da yapılan Ak Helva

-Bursa’ya özgü İshakiye Helvası

-Tahin Helvası

-Kaz Helvası

-Keten Helva

Toplumumuz helvayı çok sevmiş ve  yaşamının içine dahil etmiştir. Beddua ederken “Helvanı yesinler!”, uzun yaşayan birine şaka yapmak için “Helvanı ne zaman yiyeceğiz? ” demesinden de bunu anlayabiliriz. Bir ev yada araba satın alındığında, bebek doğduğunda, bir yaşlımız öldüğünde , kandillerde , bayramlarda, üç aylarda, düğünlerde, hac dönüşlerde, yağmur dualarında, askere giderken, askerden dönünce kısacası sevincimizde hüznümüzde helva pişirip dağıtılır.

Evliya Çelebiye göre iyi bir Müslüman’ın özelliklerinden biride helva yemesidir.Evliya Çelebi helvacı ve şekercilerin duvarlarındaki çerçeveli levhalarda “Mümin helva gibidir.” “Tatlı sevmek imandandır” gibi hadislerin yer aldığını da belirtir.

Osmanlı Saraylarında helva çok tüketildiğinden sarayda Helvahane adında başlı başına bir birim vardır. Helvahanede çalışanlara Helvaciyan-i Hassa denirdi. Başarılı olanlar Helvabaşı, Caşnigirbaşı ve Hoşafcıbaşı kademelerine yükselirdi.Helvacıbaşı Enderun’daki  Kilercibaşına bağlı olurdu.

Osmanlı’da zenginler, devlet görevlileri, orta halliler, esnaf loncaları kısaca her sınıf kendi çevresinde helva sohbetleri düzenlerdi.Bazen de bizzat padişah helva sohbeti düzenlerdi.Katılacak kişilerözel davet mektuplarıyla çağrılırdı. Bu sohbetler yiyip içip eğlenip boş muhabbetten ibaret değildir.Bilimsel konular konuşulup tartışılır, bir çok alanda yeni fikirler, yeni arayışlar geliştirilir.Hatta bazen yabancı konuklar onuruna helva sohbetleri düzenlenirdi; bununda amacı güç gösterisiydi.Fakat zamanla batılı hayat tarzına olan özenti ve esnaf loncalarının kaldırması, 2.Abdülhamid dönemindeki toplantı yasakları nedeniyle Helva sohbetleri gözden düşmüştür.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz